Socialize

FacebookTwitter

Tarih derken, Soğanlı Yaylaları’nda doğal beslenen koyun yünlerinden organik Bardız kilimleri ve Muhtar Sayın Mehmet Emin Çakmur söyleşisi…

Bardız, Bardız diyoruz da, Bardız Muhtarı kim, biliyor muyuz? İnsana şaka gibi geliyor!

Bir insanı her gün görmek, onu tanımaya yetmiyor.

Bakın bir de hemen sağ köşede Berrak adında gülümseyen birisi var. Ya var ya yok dört, beş yaşında…

Bardız’ı da Muhtar Emin Bey’i de bildiniz. Fakat onun Berrak adında bir kızı olduğunu kim söyler size?

Dağı, dereyi, kaleyi, yolları, yaylayı, köyü ezbere biliriz de orada yaşayan ve size en yakın saydığınız insan kimdir, nedir, ne tür eğilimleri vardır, bunları pek düşünmeyiz.

Telefon açtınız, alo dediniz! O da buyur diye yanıt verdi. Evet, ben de böyle yaptım.

Geliyorum, dedim. Hepsi bu! Arkadan, önden, yandan bir destek beklentisi yok.

Burada kalacak ve Bardız haberlerini arka arkaya uzaya uçuracaksınız.

Yola çıkmadan önce Muhar Emin Bey’e telefon açtım. Geliyorum, dedim evet. Geldim.

Burada Bardız Muhtarlığı’na bağlı bir konukevi var. Hepsi bu. Uyumak için bir oda.

Laptap açıp burada sabahlamak da var. Geldiniz. Uzun bir yoldan geldiniz. Olsun!

Bir de şu var! Gazetecisiniz! Hanutçu olmak başka bir şey.

Blog ya da site gazeteciliği size özgürlük sağlar. Düşünce serbestliği sağlar evet.

İyi de gittiğiniz yer, yol, uçak, araç ve gereç, bunları nasıl karşılarsınız?

Fakat ne oldu, ertesi sabah Berrak adında gülümseyen birisi sana “günaydın,” dedi.

Bir şey daha var! Her yere, her köye, beldeye böyle, ‘geliyorum’ diye gidilmez.

İyi de, neden Bardız böyle bir yolculuk hedefi verdi bu satırların yazarına?

Çocuk ömründen iki yıl burada (1942-45) geçti, diyen yanıt. İşte tam bu sırada Berrak “günaydın,” dedi.

Evet, Muhtar Emin Bey’i de bildiniz. Fakat onun Berrak adında bir kızı olduğunu kim söyler size?

Çocuk ruhu ölmez, başka bir çocuk ona o duyguyu verir bir gün başka bir yerde.

Üstelik Bardız, annenin ve babanın doğduğu yer değil mi? Evet, oradan bir ses! Uykuda seslenip duruyor.

Ocak ‘2002 Afganistan! Sekiz gazeteci kurşuna dizildi. Oradan sen, ölümüne koşan gazeteci..’ diyen bir ses.

Erzurum’a, Bardız’a kar yağışı altında inmek. Katmerli kete yemek gibi bir şey!

Hem de Berrak adında doğal ve doğaçtan gülümseyen o… Daha ne olsun!

Neresi orası diye sormasın mı bir de! Bardız mı orası, Berrak orada mı diye soruyor sana.

Haberi bu kez Afganistan savaş haberlerinden değil çocukluk anılarından çıkar.

Hani güya sen çocuksun da, Berrak da senin çocukluk oyun arkadaşın. Olacak şey değil!

Gazeteci değil misin, diyor bir de… İşte bu öykü böyle oldu. Onlar sonra dört kişi oldular.

Berrak, ablaları ve annesi ve daha sonra Emin Bey, Berrak’ın babası geldi.

Bardız/Gaziler Muhtarı Mehmet Emin Çakmur ile söyleşi bir tanıklık oldu.

İnanın, insanın Berrak adında bir kızı olursa, onun çocukluğu da hep yanında olur.

Çocukluk anılarımızla birlikte şimdi iç içeyiz. Evet, Erzurum, Şenkaya İlçesi, Bardız/Gaziler Muhtarı Mehmet Emin Çakmur söyleşini izleyelim.

Sevgi içtenlik…

Emin Bey, Bardız kilimleri konusunda ne yapmak istiyor Bardızlılar?

Tekin Hocam, Erzurum’da da bir büromuz, yazıhanemiz var. Orada toplanan kilimlerle Erzurum bayanlarına bir sergi açıldı daha önce. Şimdi yeni sergiler açmak için çalışıyoruz.

Sergiyi açtınız, diyelim. Bu sergide satış da olacak mı?

Evet, sergiden sonra satış da olacak. Ağustos Eylül aylarında geçen sene Erzurum’da büyük bir sergi açtık.

Erzurum dışında, başka illerde sergi düşünüyor mu Bardızlılar?

Bir sergi de istanbul’da düşünülüyor.

Neden sergi yapıyorsunuz? Sadece satmak için mi?

Sadece satmak değil, Bardız kilimini daha iyi tanıtmak için sergi açıyoruz.

Kilimlerin yapımcıları ve kullanılan malzeme konularında bilgi verilecek mi?

Evet, mesela kilimi kim dokumuş, kaç kilo yün gitmiş, kaç kilo ip gitmiş, her kilimin kimlik bilgileri de sergide izleyiciye açıklanacak, bilgi verilecek.

İstek üzerine kilim üretimi olacak mı Emin Bey?

Evet, sergiden sonra tabii satışa sunulacak. Ondan sonra da bu iş tabii ki sipariş üzerine devam edecek. Mesela sen geleceksin, örnekleri göreceksin, diyeceksin ben şu kilimden istiyorum şu ebatta istiyorum, diyeceksin.

Bardız kilimi.. bunun özel bir rengi mi var, özel bir modeli motifi mi var nedir?

Bardız kiliminin bir özelliği çift tarafının kullanılmasıdır. Evet, kök boya da kullanılıyor ve uzatması da yün oluyor. Bir de Bardız yöresi kadınlarının dokuması bir özelliktir. El üretimi…

Yünü de Bardızlı kadınlar teşilerle mi eğiriyorlar Emin Bey?

Tekin Hocam eskidendi o. Yünü eskiden burda koyunlarımızdan kırkar, nenelerimiz annelerimiz eğirir, kök boyayla yaparmış. Ama şimdi, şu an o sistemi daha yapamadık, kuramadık. Şimdi dışarıdan alıyoruz. İnşallah gelecek sefere buranın teşileriyle eğirilmiş yünlerimizi, Bardız koyunlarından alınmış doğal yünlerle kilimlerimizi dokuyacağız. Kapalı ahırlarda suni yiyecekle beslenen koyun yok Bardız’da. Açık tabiatın içinde, doğal besin almış, bayırlarda otlamış koyunlardan alınan organik yünlerle yapacağız kilimlerimizi. Biraz zamana ihtiyacımız var.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>