Socialize

FacebookTwitter

Gılgamış da beş bin yıl önce bunun peşinden koştu. Nedir ölümsüzlük? Bir sanatçının ölümsüzlük asası ile kutsanması, biraz da böyle bir şans gerektirir. Zorn skriver i dagbok; ‘Jag hade blivit kär i en flicka,’ ve Zorn İstanbul’a gidiyor…

Bir kıza aşık oldum; ‘Jag hade blivit kär i en flicka,’ diye günlüğüne yazar Zorn.

İlk iki kadın şans, kader onu bu dünyaya armağan etme vesilesi olmuşlar.

Bir seçme seçilme yoktur, bu dünyaya geliş dosdoğru rastlantıların sonucudur.

Doğma büyüme köy kızları olan nene ve anne arasında babasız büyür Zorn.

Onu yolda bırakmayacak ve tüm yaşamını kapsayacak üçüncü kadını ise seçer.

Zorn günlüğüne,’Bir kıza aşık oldum; ‘Jag hade blivit kär i en flicka,’ diye yazar.

Değerli İzleyici,

‘Ölümsüz,’ sözü yer alır konuşmalarda, dedim daha önceki sunumlarda.

26 Şubat 2011 bakınız, http://edebiyattekinsonmez.blogspot.com/

Gılgamış da beş bin yıl önce bunun peşinden koştu.

Immortality and art! Ölümsüzlük ve sanat! Why art is immortal?
Sanat neden ölümsüz?

Siyaset, sanat, kişileri olduğu gibi, inanç ve din açısından kimi durumları, olguları toplumlara onaylatan ve toplumları yönlendiren kişiler de ölümsüzlük zırhı ile donatılır, dedim.

Nedir ölümsüzlük? Bir sanatçının ölümsüzlük asası ile kutsanması, biraz da böyle bir şans gerektirir.

Zorn bu şansı buldu demek isterim. Burada bir ek düşüyorum, ‘ölümsüzlük’ sarmalında kadına da yer ayırmak gerekir.

Hele o kişi bir sanat dalına kendisini adamışsa.

Kadın yanında, arkasında, önünde olmadan, o sanatçı bir deha olsa bile bir yere varamaz.

Güvensiz limandan limana sürüklenen nice sanat dehası, silinip yitmiştir.

Değerli İzleyici,

Şans evet fakat bir de sanatçının seçimi var. Doğru yerde, doğru zamanda, doğru seçim.

Çünkü seçim, geleceğin tasarımı olur. Bu kez bir seçim söz konusudur evet.

Bu kez iyi eğitimli bir kent kızı, Stockholmlu köye, Mora kırsalına ‘gelin’ gelecektir.

Emma iyi eğitilmiş ve varlıklı bir Musevi ailesinin kızıdır.

Bugünkü Mora, biraz da onun tasarlaması ile oluşur.

Sonradan kayınbiraderi olacak matbaa sahibi Hugo Geber’in evide, Ocak 1881’de karşılaştığı Emma ile o yıl Haziran’da nişanlanır Zorn.

Emma ile dört yıl süren nişan süresi ardılı nikah masasına otururlar. 13 Ekim 1885’te ölümüne sürecek nikah defteri imzalanır.

Emma’nın babası tekstil firması sahibi Martin Oscar Lamm 1824-(1878) Stockholmlu.

Martin Oscar Lamm, ölmeden önce varsıllığını karısı Henriette’i şirket ortaklığı ile donatmış.

Dul, şirket sahibi anne Henriette Lamm, kızının yoksul ve kırsala bağlı bir delikanlı ile aykırı evliliğine zorluk çıkarmaz.

Şöyle ki Bayan Henriette Zorn ve Emma evliği için Hotel Phonek’te bir ziyafet verir ve…

Üç gün sonra balayı gezisi başlar.

Olasıdır ki Bayan Henriette Lamm ailesi bu balayı gezisini parasal yanıyla da hazırlamışlardır.

Yolculuk Göteburg üzerinden Hamburg, Viyana, Budapeşte, Macaristan ve Romanya’dır.

Evet! Belgrat, Bükreş, Varna ve buradan da İstanbul yönü açılır. Yarın İstanbul…

Sevgi, içtenlik…

Tekin SonMez, 19 Mart 2011, Stockholm

İlk görsellik; İstanbul (1885) Emma ve Zorn ve arkadaşları

ikinci resim;, Zorn’un fırçasıyla Emmma. Emma läser,1887 olja duk 40 x 60 Zornmuseet

üçüncü resim; Emma Zorn, Zorn yapıtı (1894) olja duk 128 x 87

Gönderen Tekin SonMez zaman: 04:46

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>